Ağız Komuzu

Müzik Yorum Yok »

Zafer IŞIK

Damboi, ağız komuzu, ağız arpı, kubing, gubuz, şan kopuz, temir homuz, ve vargan gibi her milletin kendine göre isimler verdiği vurmalı ve nefesli bir çalgıdır. Tel bir çember içine takılan çelik yayın ağız boşluğunda çalınması ile ses verir. Bütün Türk boylarında kullanılmaktadır. Yakutistanın milli enstrümanıdır. Devamını Oku »

Henri Langlois

Sinema Yorum Yok »

langlois465.jpg

Zafer IŞIK

Henri Langlois (Kasım 13, 1914 - Ocak 13, 1977) film arşivleme ve yenileme konusunda önde gelen isimlerden biriydi.

İzmir’de doğdu. Arşivleme işine kendi geliriyle ve sadece birkaç filmle başladı, fakat bir müddet sonra koleksiyonu bir çok başlık barındıracak kadar büyüdü ve Fransız hükümeti Langlois’in arşivini finanse etmeye başladı. Devamını Oku »

Sezai KARAKOÇ Ziyareti

Edebiyat, Seyahat Yorum Yok »

Zafer IŞIK

Geçmiş (31.08.2006) gün Fatih Ekspres ile İstanbul’a vardım. Birkaç gün öncesinde Driliş Yayınları’nı arayıp üstâdı ziyaret etmek için randevu aldım. Buyurun gelin denilince heyecanlandım, velev ki nice âdemler tanımıştım. Ama bu başka bir dava, sadece bir üstad değil, şair-i âzam, devasa ve köklü bir akımın köşe taşı. Necip Fazıl’ın yontulmuş; Âkif Bey heyecanının bir adım öne götürülmüş ahvali. Diriliş neslinin babası…Perşembe günüydü, Cağaloğlu’ndaki mekânlarına gitmek üzere Kapalı Çarşı’nın boğucu, hiç bitmeyecekmiş gibi ve bir o kadar da yahudi dayanılmazlığına maruz kaldım. Nuruosmaniye Camii’nin avlusundan geçerken mimari, avludaki zemine yüzükoyun kapaklatıyor heybetiyle. Devamını Oku »

Una Furtiva Lagrima

Müzik Yorum Yok »

Gaetano Donizetti‘nin L’elisire d’Amore adlı operası en sevdiklerimdendir. Özellikle Nemorino’nun ariası “Una furtiva lagrima” nefis bir müzikaliteye sahiptir. Bu aria ile sınava girmiştim fi tarihinde.

Una furtiva lagrima
negli occhi suoi spuntò,
quelle festose giovani
invidiar sembrò.
Che più cercando io vo?
Che più cercando io vo?

M’ama, sì, m’ama, lo vedo, lo vedo!

Un solo istante i palpiti
del suo bel cor sentir!
I miei sospir confondere
per poco ai suoi sospir!
I palpiti, i palpiti sentir,
confondere i miei coi suoi sospir!

Cielo, si può morir…!
Di più non chiedo, non chiedo.
Ah! Cielo, si può, si può morir…!
Di più non chiedo, non chiedo.
Si può morir…
Si può morir d’amor!

Her daim benim için bir numaralı tenor olan Nicolai Gedda‘nın yorumu ile dinlemenizi öneriyorum.

Üç Hür El

Müzik Yorum Yok »

Bundan on yıl kadar önceydi sanırım Üç Hürel ile tanışmam. Tesadüf eseri keşfetmiştim albümlerini. Ama keşfettiğim yıllarda bile hiç bilinmiyordu bu grup, daha doğrusu biliniyordu, ama Moğollar, Barış Manço veya Cem Karaca kadar meşhur değillerdi. Popüler olmaması ilgimi dahada çok çekmişti. Nev’i şahsına münhasır bir üsluba sahip olan Üç Hürel anadolu rock furyasının yüz akıdır. Gerek güfte bakımında gerek icralarındaki armoni dinleyiciyi ziyadesiyle tatmin ediyor. Birçokları gibi benide “Ağlarsa Anam Ağlar” isimli çalışmaları çok etkilemişti. Muhtemelen bu parça ile büyüyen nesil çoktan kelli felli adamlara dönüştü ama hasbel kader ben de bunun tadını aldım diyebiliyorum. Aşağıdaki çalışma ile gençlere bu grubu tanıtmak istedim, tanıyanlarada hoş bir nostalji yaşatacağını düşünüyorum. Devamını Oku »