Nis 15
- I -
Penceremden bakıyorum ay’a
……………….. ve bir de yalnızlığıma
Yazık kıldım
……………….. yalnız geçen yıllarıma
Kara buluttan kara ömür geçerken
Sevdasız şiirlerde sönüp biterken
Bir kuş kondu pencereme
……………….. adı Fatıma
Yolunu kaybetmeseydi
……………….. gelir miydi yanıma?
Umut çiçekleri bitti gönlümde
Açılmamış sevdaları sözünde
Ne cemalin görmüşüm
……………….. ne sesin bilmişim
Korkarım
……………….. uçacak
…………………………………. solacak
Mevsimler yine ölü toprağın serecek
Hissedeceğim yüreğimde kaskatı ölümü
…………………………………. korkarım…
- II -
YEŞİL GÜLLER, ay güller
Ya yâr döner ya har döner
Olmaya bir gün yâr döner
Çün çerağım söner yiter
Zafer IŞIK, 2006
Nis 14
Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya’da ilk kez Mesnevi’den Hikâyeler konulu kısa film yarışması düzenliyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, ulusal çapta gerçekleştirilen yarışmaya isteyen herkesin katılabileceğini vurgulayarak, insanlığın ortak değerleri adına söyleyecek sözü olan tüm sinemacıları, sanatçıları ve sanatseverleri bu yarışmaya davet etti.
Konya Büyükşehir Belediyesi, sinemaya yeni açılımlar kazandırmak, sinema bölümü öğrencilerini ve sinemaya ilgi duyan sinemaseverleri özgün yapıtlara teşvik etmek amacıyla Mesnevi’den Hikâyeler konulu kısa film yarışması düzenliyor. Devamını Oku »
Nis 11
Bir dostumuzun haftalık gönderdiği tasavvufi postalardan birine takılı kaldım. Elbette şahsına yönelik bir eleştirim yok. Ama yaygın sufi görüşlere yönelik bir itirazım da yok değil.
“Her kim Hak için aşk ile yaşar
Aşkı arar, aşkla yanar
İşbu vücud şehrinin kapısını aralar”
Şiire benzeyen bu dizelerini iktibas etmiş dostumuz Elif Şafak adlı kadından.
Ben olsaydım Fuzûlî’den aşk dinlerdim. Ama bunlarda benim itirazıma yönelik keşfi fazlasıyla vermekteler.
Mecnun’un aşkı leyladan özgedir. Leyla özge bir candır. Aşk-ı İlâhî sistematik olarak beşeri aşkdan ilahi aşka doğru bir çizgide ilerler. Bununla beraber nefs-i mardiyye ile nihayet bulur seyahat. Devamını Oku »
Nis 11
Geçen aylarda rastladığım bir site, daha önce yapmayı düşündüğüm ve zaman bulamadığım bir projeyi anımsattı bana.
İbrahim ERYİĞİT‘e ait çalışmaların sergilendiği www.gorselyorum.com rahat sunumu ve orjinal çalışmaları ile ilgiyle izlenmeyi hak ediyor.
İbrahim Bey’in keyfen başladığı grafik düzenlemeleri kendine has eleştirileri ile hayat buluyor ve az malzeme ile çok anlatarak fotoğrafın büyüsünü kullanarak bize aktarıyor. Çalışmalarının sayısı 150′yi bulduğunda ise bir albüm kitabı sözü var
Tebrik eder amacında muvaffak olmasını dilerim.
Nis 03
Tibet’in başkenti Lhasa’da bir süredir bizim basını da meşgul eden protestolar olmuştu. Sürgündeki Tibet hükümeti tarafından Çin’e karşı birçok eylemler yapıldı. 14 Mart 2008′de bu eylemlerden birine polisin müdahil olması ile 80 kişinin öldüğü olaylar yaşandı. 10 Mart tarihinden bu yana ise 140 kişinin öldüğü bildiriliyor.
Durumun siyasi ya da tarihsel temeline değinmek istemiyorum. Gözden kaç(ırıl)an görünenden çok daha vahimdir. Dünyanın her yerinde bir çok protestolar yapılıyor. Bundan dolayı da dünya basını ve kamuoyu bu yaşananları sıradan bir isyan olarak algıladı ve böyle ifade ettiler.
- Protesto eden: Sürgündeki Tibetli Budist rahipler
- Protesto edilen: Çin hükümeti
- Gerekçe: Kültürel soykırım iddiası
Buradaki garipliği görebilmek için Budizm öğretilerine vakıf olmak gerekiyor. Aşağıdaki fotoğraf Budizm tarihinde hiç görülmedi. Hiçbir Budist Rahip bir haksızlığa karşı direnç göstermedi, her zaman her türlü zorluğa karşı boyun eğdiler.
Budizmin kimyasında herhangi bir hak elde etmek için ya da bir yaşam biçimini elde etmek için hamlede bulunmak yoktur. Tarihleri boyunca her türlü zulmü gördüler, öldürüldüler, işkence edildiler ama asla isyan etmediler. Şimdi ise Tibet’te Çinliler çoğalıyor diye yüzlerce kişi ölümü göze alarak protesto ediyor. İşaret etme yükümlülüğümü kullanarak bu olağandışı durumun analizini sosyolog kardeşlerime bırakıyorum.

Son Yorumlar