Denizden, şimdi olduğu kadar nefret etmemiştim hiç.
Dönüş imkânı olmayan kadın sütü gibi üryan
Bitkin ve biçâre hissetmemiştim.

Ben miyim, yoksa söz mü bu kadar yetim?
Divitinden sineme damlayan lâl mürekkebine
Şimdi olduğu kadar hiç susamamıştım.

Gemide, hokkanı devirdiğim gün denize
Bu kadar hemhal olduğun aklıma gelmezdi rengine.
Devrildiğin gün denize
Hemhal olduğum aklıma gelmezdi
Sükûnetinde kokan isyankâr kadın sûretine.

Vicdanımın beş zamana sıkışmadığını
Kan tüküren kalemle ancak yazabildiğimi
Çeyrek asra vuran cilvemin köreldiğini
Zülfüne dokunamazlığımın sebebini
Biliyorsan anlatmayım

Denizci düğümüyle sardığını hokkaya kendini
Ancak idrak edebildim dökülürken denize
Kör düğümle sana bağlandığımı

Deryada, şimdi olduğu kadar hiç çözülmemiştim.
Sayfaya düşme ihtimali olmayan deniz suyu gibi
Değersiz ve küskün hissetmemiştim.

Duyabiliyor musun?
Besteye düşmemiş keman konçertosunun
Gölgesinde bekleyen adamın nefesini
Görebiliyor musun?
Paganini’den çalınmış notaların kuyruğunda asılı
Yağlı ilmekle bekleyen adamın heybetini

Zafer IŞIK, 2007