Kusur bakan kusur bulur
Kusur bulduğuyla durur
Solungacı kusmuk dolan
Kusur olur solar kurur
Zafer IŞIK, 2008

Kusurlu Şiir by www.israk.net is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License.
Kusur bakan kusur bulur
Kusur bulduğuyla durur
Solungacı kusmuk dolan
Kusur olur solar kurur
Zafer IŞIK, 2008

Denizden, şimdi olduğu kadar nefret etmemiştim hiç.
Dönüş imkânı olmayan kadın sütü gibi üryan
Bitkin ve biçâre hissetmemiştim.
Ben miyim, yoksa söz mü bu kadar yetim?
Divitinden sineme damlayan lâl mürekkebine
Şimdi olduğu kadar hiç susamamıştım.
Gemide, hokkanı devirdiğim gün denize
Bu kadar hemhal olduğun aklıma gelmezdi rengine.
Devrildiğin gün denize
Hemhal olduğum aklıma gelmezdi
Sükûnetinde kokan isyankâr kadın sûretine.
Vicdanımın beş zamana sıkışmadığını
Kan tüküren kalemle ancak yazabildiğimi
Çeyrek asra vuran cilvemin köreldiğini
Zülfüne dokunamazlığımın sebebini
Biliyorsan anlatmayım
Denizci düğümüyle sardığını hokkaya kendini
Ancak idrak edebildim dökülürken denize
Kör düğümle sana bağlandığımı
Deryada, şimdi olduğu kadar hiç çözülmemiştim.
Sayfaya düşme ihtimali olmayan deniz suyu gibi
Değersiz ve küskün hissetmemiştim.
Duyabiliyor musun?
Besteye düşmemiş keman konçertosunun
Gölgesinde bekleyen adamın nefesini
Görebiliyor musun?
Paganini’den çalınmış notaların kuyruğunda asılı
Yağlı ilmekle bekleyen adamın heybetini
Zafer IŞIK, 2007

Zafer IŞIK
Geçmiş (31.08.2006) gün Fatih Ekspres ile İstanbul’a vardım. Birkaç gün öncesinde Driliş Yayınları’nı arayıp üstâdı ziyaret etmek için randevu aldım. Buyurun gelin denilince heyecanlandım, velev ki nice âdemler tanımıştım. Ama bu başka bir dava, sadece bir üstad değil, şair-i âzam, devasa ve köklü bir akımın köşe taşı. Necip Fazıl’ın yontulmuş; Âkif Bey heyecanının bir adım öne götürülmüş ahvali. Diriliş neslinin babası…Perşembe günüydü, Cağaloğlu’ndaki mekânlarına gitmek üzere Kapalı Çarşı’nın boğucu, hiç bitmeyecekmiş gibi ve bir o kadar da yahudi dayanılmazlığına maruz kaldım. Nuruosmaniye Camii’nin avlusundan geçerken mimari, avludaki zemine yüzükoyun kapaklatıyor heybetiyle. Devamını Oku »

Evimin hanımı, divane gibi nereye?
Kal ve duy! gerçek aşkın gelmekte
Söyleyebilmekte her biçimde şarkısına;
Tatlı sevgilim, daha fazla gecikme,
Vuslattır yolculuğun sonu nihayette–
Bilge olan her kişi vakıftır sonrasına.
Aşk nedir? daha ötesi değildir;
Sahip olduğun gülüş ve neşedir;
Nedendir hala şüphelerin gelişi:
Yoktur orada yalanlar tehirindedir,–
Gel vakta ki öp beni, sevgilimin yaşı yirmidir,
Gençliğinin kusuru tahammül etmeyişi
William Shakespeare
Çeviren: Zafer IŞIK, 2007
Not: Tekrar düzenlenecek.

Kolay aşk yok mu
be kardeşim!
Çocuksu bir sevdâ istemek çok mu
be kardeşim!
Yalansız
cefâsız
sâde
Bunları istemek mi suçum sadece
Herkese mi zor aşk
Yoksa bana mıdır yalnız
be kardeşim!
Nasıl herkes kerem gibi yanıyor?
Anlamıyorum!
Bu dünya nasıl ürüyor?..
Zafer IŞIK, 2007

Son Yorumlar